İlk merhabadan sonra adettendir, memleket sorulur. Hemen ardındaki soru ise yapılan işe aittir. Bu soruya alınan cevapla artık roller belirlenir, konum netlik kazanır, kısaca artık memleketini ve ne yaptığını bildiğiniz birisi size kendisini daha yakın hissedecektir.
Ne işle uğraşıldığı kimi zaman bir meslek kimi zaman ise fiilen yapılan işe yönelik bir sorudur. Ama bu sorunu yanıtı bazen hiçbir iş yapmıyorum, çünkü işsizim şeklinde de olabilmektedir.
Özellikle çalışmanın erdem, olduğu bir çok toplumda çalışmamak “boşta gezmek “ ile eş anlamlı olduğu için bu soruya “ hiçbir iş yapmıyorum , iş arıyorum “demek çoğu kez sorunun muhatapları açısından önemli oranda zorluk taşımakta olsa gerek, işgücü içine dahil edilmeyen yaklaşık 11 milyon düzeyinde olan ev kadınlarımız bile meslek hanesine ev kadını olarak kendilerini dahil etmişlerdir.
Ancak köprülerin altından çok su aktı .. Artık işsizlik sigortanız sayesinde işsiz olduğunuzu gögsünüzü gere gere söyleyebilirsiniz. Artık işsizlik ile eş anlamlı olan her hangi bir geliri olmamanın niteliği değişti ve yeni yasa sayesinde işsizlerimiz de bir gelire kavuşmuş oldular diye düşünebilirsiniz. Ama bu o kadar kolay değil Adeta “ ekmek aslanın ağzında” yani işsizlik sigortası gelirinden yararlanabilmek için sadece işsizlik primi ödemiş olmanız, veya işten atılmış olmanız, yeterli olmuyor. Yasa ile 1 Şubat 2002 den itibaren ödemeler başladığı için bazı kurumlar bu tarihten itibaren çalışanlarını çıkarmaya başlamışlar. Kadirşinaslık doğrusu hoş ama yasanın kimleri kapsadığına bir göz atarsak, durum biraz aydınlanacak .
Öncelikle Basın İş Kanunu Deniz İş kanunu na bağlı olarak çalışanları yasa kapsamamakta sadece 506 sayılı Sosyal Sigortalar yasasını esas almıştır. Buna göre Tarımda çalışanlar, İşverenin ücretsiz çalışan eşi, Ev hizmetlerinde çalışanlar, Ülkede çalışan yabancılar, Kendi hesabına çalışanlar,ve köylerde inşaat işinde çalışanlar işsizlik sigortası kapsamına girmemektedirler.
Ayrıca Devlet memurları, Silahlı kuvvetler mensupları, Hakimler savcılar, Öğretim üyeleri ve yardımcıları, Sözleşmeli personel olarak çalıştırılanlar, ismen belirtilerek yasa kapsamı dışında bırakılmışlardır. Anlaşılan yasa koyucu memurların iş güvencelerini dikkate alarak onların istekleri ile işten ayrılmaları halinde işsiz kalmayacaklarına karar vermiş . Güzel Sanatlarla uğraşanlar, Film, Tiyatro, sahne ve ses sanatçıları, yazarlar, genelev kadınları , Konsomatrisler bir işverene bağlı olarak sigortalı olarak çalışabilmelerine rağmen işsizlik sigortasından yararlanacaklar arasında belirtilmemişlerdir. Bu meslek gruplarında bir unutulma yok ise durum memurlardan daha vahim galiba.Çünkü bu alandakiler hizmetler sektöründe en fazla kayıtsız olarak çalışanlardan oluşmaktadır. İşten çıkarılmaları da en kolay olmaları nedeni ile işsizlik sıkıntısını daha yoğun olarak hissetmektedirler.
Sayısal olarak ifade edersek kentlerde kayıtlı olarak istihdam edilenlerin yaklaşık yüzde 40 ı işsizlik sigortası kapsamına girebilmektedir. Öte yandan 2001 yılında işsizlik oranı kentlerde yüzde 10.4 e yükselmesine rağmen bu dönemde işten ayrılanların çok azı sigorta kapsamına girecektir.
4447 sayılı İşsizlik sigortasının uygulanmasına ilişkin tebliğ sigortadan yararlanacakları çeşitli barajlara göre sınıflamaktadır. Buna göre yukarıdaki kapsam dahilinde olanlar işten ayrılmadan önceki son 120 gün yani üç ay prim yatırmış olmaları istenmektedir. Ancak bunun dışında ikinci bir baraj daha bulunmaktadır. O da son üç yıl içinde en az 600 gün sigortalı olarak çalışmış olma koşuludur.
Bu koşullar yerine gelmesi halinde İşsizlik sigortası için hukuken bulunmayan bir kuruma (İŞKUR ) başvurabilirsiniz. (Anayasa Mahkemesi 24.8.2000 tarihinde İŞKUR’un kuruluşuna ilişkin 617 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnameyi iptal etmiştir. )
Anlaşıldığı kadarı ile uygulanmaya başlayan işsizlik sigortası kapsama alanı oldukça daraltılmıştır. Yasa koyucu özellikle çok az sayıda ve kendi isteği dışında işsiz kalanları sigorta kapsamına almıştır. Ancak kapsamda olma durumu ile oluşan gelir yani işsizlik ödeneği ise bir anlamda işsizin “ sigara parasıdır”
İşsizlik ödeneği ise kapsam dahilindeki işsizlere üç ay ile bir yıl arasında ödenmektedir.Ödenecek miktar günlük ortalama kazancının yarısıdır. Ancak bu miktarların toplamı aylık asgari ücretin net olan kısmını da aşamayacağı için en yüksek işsizlik ödeneği bu gün için net 162 milyona ulaşmaktadır.